|
Büyükleri Eğitici Nasihat2
ÇOCUKLAR SANDIĞIMIZDAN DA AKILLIDIR
Aşağıdaki olay bizzat ben yaşanmıştım. Yetmiş yıllarında bizim Kipa, Metro mağazalarına benzer Münih’te bir ‘Suma’ mağazasına geçmiştik.
Büyük alışveriş mağazasında dolaşıyoruz, babam elindeki cam şişe kavanozundaki kaynamış mısırları bir türlü sayamıyordu. Kavanozun üst kapağı opaktı ve kapağın altı görünse elbet sayabilecekti. Babam kavanozu bir kez yana çevirerek dört adet saydı. Anneme verdi, saymasını istedi, annem da cam kavanozu çevirerek “beş tane” dedi.
Anneme güvenemedi, babam tekrar saydı. “Hayır üç taneymiş” dedi anneme. Babam, kavanozun üstüne baktı adet olarak değil gramaj olarak yazıyordu. Kızmıştı. Tam almaktan vazgeçecekti ki yanımızdan geçen genç mağaza çalışanına “İçinde kaç tane olduğunu sayabilir misin?” diye rica etti. Mağaza çalışanı genç, cam kavanozu yan çevire çevire “beş tane mısır saydım efendim” dedi ve kavanozu babama verdi.
O zamanlar yedi, sekiz yaşlarındaydım “Baba. Ben de saymak istiyorum” diyerek kavanozu istedim. Cam kavanozu, bana verdi.
Cam kavanozu ters çevirdim. Kavanozu ters çevirdiğinde tam dört tane mısır olduğu net olarak görünüyordu. “Baba bak”.
Beni konuşturmadan kavanozu yerine koydu babam, kavanozu almadan mağazayı gezmeye devam ettik .
Ekleyen :Fehmi CUCİ
Tarih :(22.11.2006)
|
|
Büyükleri Eğitici Nasihat1
189-NASİHAT NE HADDİMİZE! AMA ...
PARAYA İHTİYACINIZ YOKMUŞ GİBİ ÇALIŞIN !..
DAHA ÖNCE HİÇ İNCİNMEMİŞ GİBİ SEVİN !...
VE SEYREDEN HİÇ KİMSE YOKMUŞ GİBİ YAŞAYIN !...
(Alfred SOUZA)
Büyüklerin de küçüklerden öğreneceği şeyler vardır. Büyükler bazen önemsemese de küçüklerin çok zeki olduğu zamanları fark edemezler. Oysa ki, beş altı yaşındaki bir küçük, elli altmış yaşındaki birine adeta ders verebilir.
Aşağıdaki fıkra bunu doğruluyor:
Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini almış ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşünmüş. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak yanına gelmiş ve sinemaya ne zaman gideceklerini sormuş.
Baba oğluna söz vermişti. Bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi. Sonra düşündü; oh be kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi. Baba haritayı düzelttim artık sinemaya gidebiliriz dedi. Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de halen hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk;
"Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı" dedi...
İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN, DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELMİŞTİ...
Ekleyen :Fehmi Cuci
Tarih :(19.11.2006)
|